Bizim küçük Temel, Okuldan bir türlü mezun olamıyor

En sonunda öğretmen:
-Oğlum seni imtihan edeceğim

Bilirsen seni mezun edeceğim

Temel sevinir, sözlüye kalkar



Hoca:
-Söyle bakayım Temel, İngiltere'yle Fransa kaç kez savaştılar?
Küçük Temel:
-Alti defa savaştiler öğretmenum

Hoca:
-Aferin sana Temel, tebrik ederum, der

Küçük Temel, mezun oldum sevinciyle hocaya bakarken, hoca:
-Peki say bakalım, demez mi?
Küçük Temel:
-Bir



İki



Üç



Dört



Beş



Alti
Temel'in oğlu küçük Temel, okula gittiğinde öğretmeni sorar:
-Temel, baban nasıl iyi mi?
Küçük Temel:
-Öğretmenum, babam dün akşam banyo küvetine girdi, uyudi kaldi oriya



Öğretmen şaşkın:
-Uyudu mu? Desene sular evi bastı, ev mahvoldu



Küçük Temel sakin:
-Yooo öğretmenum öyle olmadi, çünki babam ağzı açuk uyur


Temel, bir gün tarlasından eve dönmektedir

Karadeniz bölgesinin sarp arazisindeki patikada ilerlerken, birden ayağı kayar ve yüzlerce metre derinlikteki uçuruma yuvarlanır

Can havliyle, uçurumdaki bir ağacın dalına tutunur

Aşağıya bakar, metrelerce derinlikte ve dibinde de sivri kayalar

Belki duyan olur da kurtarmaya gelir diye avazı çıktığı kadar bağırır:
-Çimse yok miiii!
Bir kaç kere daha bağırır

Sonunda, ta yukarılardan, gökten bir ses duyar:
-Ey kulum Temel! Düşüp ölsen ne var ki? Seni cennetime koyarım

Eğer emirlerimi yaptıysan, yasaklarımdan kaçındıysan, kul hakkı yemediysen hiç korkma!
Temel şöyle bi düşünür, emirlerden hemen hiçbirini yapmamış, yasakların neredeyse tamamını yapmış, kul hakkı desen sadece Fadime'nin hakkını ödeyemez

Başını kaldırıp, tekrar bağırır:
-Başka çimse yok miiii!
Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına katılır



Devletin topladığı vergi dağılımını tartışırlar



Konuşmacılardan biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel


Ortaya bir fikir atılır



Halktan toplanan vergiler nasıl dağılım yapılacak

Amerikan vatandaşı söz alır:
-Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız



Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız


Derken Avrupalı söz alır ve:
- Bizim Avrupa’da başka ama ona benzer bir uygulama yaparız



Önce yere bir daire çizeriz



Halktan toplanan vergileri havaya atarız

Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düşenleri devlet harcamalarına kullanırız


Sıra bizim Temel’e gelir ve başlar anlatmaya:
-Ula uşaklar ne güzel anlattunuz

Keşke bizda sizun çirkefluklerunuzi değil da habu çalışkanluğunuzi alsak



İnanun bizum öyle bir uygulamamız yok



Bizde daha kısa oluyi



Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk



Bizde hükümet halktan toplar vergileri



Atar havaya

Yere düşenleri kendilerine harcama yaparlar



Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner


Siyasiler boş yere kavga ederse ekonomi de vatandaşa kalır



Temel, Dursun ve İdris’in parasızlıkları canlarına tak eder

Bir taraftan işsizlik bir taraftan geleceği kapkara bir siyaset



Ekonomi ve enflasyonu bırakan siyasiler devamlı kavga ederler



Bunlar da oturur geleceğimizi, yani ekonomi, işsizlik nasıl çözülür onu tartışırlar

İdris söz alır:
- Uşaklar ben en hızlı kalkunmanun yolini buldum



Bi uçak filosu yolliyalum

New York’i bombaliyalum



Sora da Amerika bize atom atar

Teslim oluruk

Sora da Japonya gibi çikaruk ortaya aha zengin oldun


Dursun atılır:
- Ula daha kolayi varken öyle niye edeyruk



En iyisi Amerika’ya savaş ilan edelum Beşinci Filo oriya çıkarma yapar



Savaşı kaybederuk



Ardından Almanya gibi ortaya çikaruk aha zenginsun

Sonunda Temel atılır, kafasını kaşır ve:
- Ula uşaklar ya savaşi biz kazanursak, oni hiç hesap etmedunuz


