Solda; Atatürk, Gazi Osman Çiftliği'nde Ankara Kız Lisesi öğrencileriyle birlikte
(9 Mayıs 1934)
Sağda; Sivas Lisesi'nde geometri dersinde (13 Kasım 1937)
Milletini daima, daha çok düşünmeye, geliştirmeye, aklın ve ilmin yolundan ayrılmamaya teşvik etmiştir

Toplumda kadın erkek ayrımı gözetmeksizin, tüm fertlerin bu değerleri kazanmasını sağlamak için, döneminde birçok okul açılmış, kaliteli eğitmenler yetiştirilmiş, yeni nesillerin gelişimi için geniş imkanlar hazırlanmıştır
Solda; İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi'nde Prof

Ali Kemal Bey'in dersinde öğrencilerle birlikte (15 Aralık 1930)
Sağda; Adana Kız Enstitüsü'nde elsanatı çalışmalarını incelerken

(19 Kasım 1937)
Atamızın bu konuya verdiği önemi şu sözlerinden anlamak da mümkündür:
Bu büyük gerçeği, Türk dünyasının aydınları, Türk dünyasının bilginleri, Türk dünyasının muallimleri, öğretmenleri yeni yetişenlere sizler öğretmelisiniz

Sizin işiniz de silahlı mücahitler ve harp kahramanlarının işi kadar zordur; ancak o kadar da şereflidir

Türk Milleti'ni, dünyanın her tarafında gelecek asırların belasına, kazasına, çilesine göğüs gererek; refah ve saadetine, güçlü ve şerefli günlerine eriştirecek olanlar sizlersiniz

Bu bakımdan emeğiniz, gayretiniz, sabrınız, çileniz, toplanışınız, dağılışınız, fikirleriniz, son derece değerlidir, mübarektir

Bu sebeple devam etmeli, verimli ve semereli olmalıdır

Atamız'ın 03

08

1932 tarihinde söylemiş olduğu, milli başarımızın sırrı olacak ve büyük değer taşıyan şu öğüdünü de unutmayalım;
Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey yüksek kültürde ve yüksek fazilette dünya birinciliğini tutmaktır

(Atatürk, Mehmet Özel, Milliyet Yayınları

s

258)
Atatürk Milliyetçiliği Anlatıyor…
Arkadaşlar, bir ulusun dürüst bir varlık ve saygın bir yer sahibi olması için o toplumun sadece bilgili ve fenden haberli olması yetmez

Tüm bilimlerin ve herşeyin üstünde bir özelliğe sahip olması gerekir ki, o da o ulusun belirli ve olumlu bir düzeyde bulunmasıdır

Böyle bir yaradılışta olmayan bireyler ve o bireylerden oluşan uluslar hiçbir zaman gerçek bir devlet kuramazlar

Böyle uluslar sadece birer fesat ocağı olur


Biz ulusun fikirlerini uygulamakta çok gecikmiş ve bu konuda kayıtsızlık etmişizdir

Bunun zararlarını daha çok çalışarak gidermeliyiz

Milliyet kavramını, milliyet ülküsünü çözüm yolundaki görüşlerin dünyada uygulanabilme olanağı bulunamamıştır

Çünkü, tarih, olaylar, olup bitenler, gözlemler hep insanlar ve uluslar arasında milliyetin hep üstün geldiğini göstermiştir ve milliyet ilkesi aleyhindeki büyük boyutlarda eylemi deneyimlere karşın yine de milliyet duygusunun öldürülemediği ve bu duygunun yine de güçlü bir biçimde canlılığını koruduğu görülmektedir

Özellikle bizim ulusumuz milliyetinden habersiz görünmenin çok acı cezalarını gördü

Osmanlı İmparatorluğu içindeki çeşitli topluluklar hep ulusal ilkelerine sarılarak, milliyet ülküsünün gücüyle kendilerini kurtardılar

Biz ne olduğumuzu, onlardan ayrı ve onlardan yabancı bir ulus olduğumuzu sopayla aralarından kovulduğumuz zaman anladık

Gücümüzün azalması üzerine bizi horladılar ve aşağıladılar

Anladık ki kusurumuz kendimizi unutmaklığımızmış

Dünyanın bize saygı göstermesini istiyorsak önce bizim kendi benliğimize ve milliyetimize o saygıyı duygu planında, fikir planında, eylemli olarak tüm eylemlerimiz ve davranışlarımızla gösterelim ve bilelim ki ulusal benliğini bulamayan uluslar başka uluslar için birer avdır

Ulusal varlığımıza düşman olanlarla dost olmayalım

Böylelerine karşı bir Türk ozanının dediği gibi "Türküm düşmanım sana, kalsam da bir kişi" diyelim

Düşmanlarımıza bu gerçeği ifade ettiğimiz gün; kanımıza, ülkümüze, geleceğimize yan bakan her kişiyi düşman bellediğimiz gün, ulusal benliğimize uzanacak her eli şiddetle kırdığımız gün, ulusun önüne dikilen her engeli hemen devirdiğimiz gün gerçek kurtuluşa ulaşacağız

Ve sizler gibi aydın, kararlı inançlı gençler sayesinde o kurtuluşa kavuşacağımıza inanabilirsiniz

" (20

3

1923, Konya Gençleriyle Sohbet

)
bilimaraştırma fakfından alıntıdır