Salvador Dalı, şaşırtıcı başarılar peşinde koşan bır tuhaflık düşkünü mü, yoksa ikiyüzlülüğün kol gezdiği bir çağda özü sözüne uygun bır sanatçı mı olduğu hep tartışılan bir insan oldu

Ressam, gravürcü, heykelci, sinemacı ve şair olarak her dalda eser verdi, gerçeküstücülüğü vurguladı, XX

yy’da az rastlanır bir teknik ustalık gösterdi

Ona dáhi mi demeli, yoksa bır muzıp mı?
Daha sağlIğInda görkemli bir başarI sağlamIş olan ressamIn 1989’da ölümünden sonra bu başarIsI daha da artI: Figueras’ta adIna açIlan (bizzat kendisi tarafIndan hazIrlanmIş olan) Salvador Dali Müzesi, Ispanya’da en çok gezilen müzeler arasInda Prado’dan sonra ikinci sIrada yer alIr, sanatçInIn çalIşmalarIysa posterler halinde çoğaltIlIp bütün dünyada satIşa sunulmaktadIr, bunlar popülerlikte, yaratIcIsInIn garipliklerine gösterilen ilgiyi aşarlar
DÁHİ DALİ
11 MayIs 1904’te Figueras’ta doğan, "dáhi DaliÈ (kendisi böyle adlandIrIlmaktan hoşlanIrdI), hali vakti yerinde KatalonyalI burjuva bir ailenin çocuğuydu; bununla ailesini iğnelemekten de hoşanIrdI

Noter olan babasI onun genç yaşta güzel sanatlara yönelmesinden pek memnun olmamIştI

Salvador Dali klasik öğrenimden çok desen ve resme yatkIn biriydi, doğal olarak da 1921’den itibaren Madrid’deki San Fernando Güzel Sanatlar Akademisi’ne başladI

Orada, izlenimcilikten kübizme kadar moda olan değişik üsluplarI taklit edebilme yeteneğinden dolayI çok kIsa sürede dikkati çekti

Bilinen ilk eserleri KemancI Ricardo Pichot’nun Portresi (1920) veya Jorneta KanalI (1923) onun portreci ve peyzajcI yeteneğini ortaya koyar

Barcelona’daki Dalmau galerisinde açtIğI ilk sergiyle aynI tarihlerde gerçekleştirdiği SIrttan Görülen Oturan Genç KIz (1925), yirmi bir yaşIndaki bir sanatçInIn klasik tarzda fIrça kullanmasIndaki ustalIğInI ve şaşIrtIcI virtüözlüğünü gözler önüne serer

Bu dönem Dali’nin şair Federico Garcia Lorca ile dostluk kurduğu ve Ispanyol öncü sanat çevrelerine katIldIğI dönemdi
Ne var ki, gerçek bir sanatsal başarI arayIşI içinde olan bu genç adam için Ispanya yetersizdi: O Paris’i fethetmeliydi

Nisan 1926’da kIsa bir süre kalmak üzere bu şehre gittiğinde, asIl eğilimi, AndrZ Breton’un canlIlIk kazandIrdIğI gerçeküstücülük akImI biçiminde ortaya çIktI

Dali artIk Breton’un güçlü etkisiyle, kendi iç dünyasIndan kaynaklanan ilginç kompozisyonlar yapmaya başladI

AkIldIşI güçlü imajlar yaratmak için hayallerinden yararlandI, tIpkI Kan Baldan TatlIdIr (1927) adlI çarpIcI tablosunda olduğu gibi (burada iğneler, bir eşek iskeleti, kanayan bir gövde ve ne olduklarI kolayca kestirilemeyen garip figürler birbirlerine karIşIr)
Dali tematik alandaki gözü pekliği sayesinde, gerçeküstücü topluluğun içine, kendi deyişine göre kolayca "nüfuz etti"

Magritte’in, De Chirico’nun, Max Ernst’in, Miro’nun, Yves Tanguy’nin resmini keşfetti, genç Ispanyol sinema sanatçIsI Bunuel ile dostluk kurdu, birlikte ilk gerçeküstücü film olan "Bir Endülüs Köpeği"ni (Un Perro Andaluz, (1929) yaptIlar

Film büyük başarI sağladI, ama aynI zamanda senaryo ile görüntülerdeki şiddet unsurunun (kadIn kahramanIn gözünün bir tIraş bIçağIyla kesilmesi gibi) birbirini tutmamasI yüzünden skandal yarattI

Ertesi yIl Dali, Bunuel’in AltIn Çağ (La Edad de Oro) adlI filminin hazIrlIk çalIşmalarIna katIldI: film kutsal değerlere ve yurtseverliğe aykIrI olduğu gerekçesiyle yasaklandI, gerçeküstücüler de onu savunmak için bir manifesto yayImladIlar
Dali’nin sanatsal gelişmesinin ilk dönemi, ilham perisi ile yani Paul Eluard’In karIsI Gala ile karşIlaştIğI 1929-1934 yIllarI arasIna rastlar: Ressam, kendisi uğruna şairi terk eden Gala ile 1958’de "dinî nikáhla" evlendi

Eserleri acayip olmakla birlikte kendisine giderek artan bir ün sağladI ve bu ün, gerçeküstücü topluluktaki başlIca savunucusu olan AndrZ Breton tarafIndan desteklendi

Ancak Dali kIsa bir süre sonra gerçeküstücülük hareketine karşI eleştirel bir tutum benimsedi, 1934’te de özellikle Lenin’e karşI giriştiği saldIrIlar ve Hitler’e karşI beslediği hayranlIk (belki de kIşkIrtma) yüzünden topluluktan atIldI

Bununla birlikte yine de gerçeküstücü anlayIşta resimler yapmayI sürdürdü, hayatI boyunca da bu akIma bağlI kaldI, hatta bir ara 1936’ya doğru, resimleriyle Italyan ustalara karşI ateşli bir ilgi dahi gösterdi
1940’ta ABD’ye giden sanatçI orada tablo tüccarlarI, eleştirmenler ve izleyiciler tarafIndan hararetle karşIlandI

Bundan böyle, tablolarI dünyanIn en çok para eden ressamlarIndan biri olacaktI; aynI zamanda da yarattIğI skandallar ve kibar çevrelerde kazandIğI başarIlardan dolayI en ünlü ressamlar arasIna katIlacaktI

ABD, Fransa ve Ispanya arasInda şatafatlI ve dengesiz bir yaşam süren Dali gerçek bir kült konusu haline geldi

Ne bütün dünyada dolaşan sahte Dali tablolarInIn çokluğu hakkIndaki söylentiler, ne de sanatçInIn 1970’li yIllarda Lanvin çikolatasI reklamI gibi ticarî teşebbüsleri, parIldayan şöhretine gölge düşürebildi, ama ressamIn 1989 da ölümüne kadarki son yIllarI 1982’de sevgili Gala’nIn ölümüyle karardI

hurriyet

com

tr/LiveImages/Foto%20Haber/Dali/3

jpg" style="padding: 6px;" alt="" onload="if(largerThan(this.width,301)) {this.width=300;}" align="right" border="0" />
RESiM YAPMA SANATI
Son derece eleştirisel yaklaştIğI XX

yy ressamlarI arasInda Dali, istisnaî bir durum sergiler; çünkü o tam anlamIyla geleneksel bir teknik uygulayan sanatçIdIr

TablolarInda, dikkati çeken akademik bir beceriklilik göze çarpar, bu da onun, dünyada ne var ne yok hepsini, canInIn istediği gibi ve mükemmelen realist bir stilde yansItmasIna imkán verir

Ister çoğunlukla fon olarak kullandIğI göklerde olsun isterse kendi vizyonlarInIn ayrIntIlarInda, renklerin göz kamaştIrIcI, parlaklIğI ve çizgilerin kesinliği son derece dikkat çekicidir

Bitmemişlik, tamamlanmamIşlIk etkisinin çoğunlukla aranIlIr olduğu bir dönemde, tuvallerinde gözlenen "son bir defa büyük özenle gözden geçirilmiş olma" özelliği çok sayIda sanatçI ve eleştirmeni rahatsIz etmiştir; bu özellik aynI zamanda, resmin onun gözünde "renkli ve elle yapIlmIş bir fotoğraf"tan başka bir şey olmadIğInI da ispat etmektedir
Dali’nin kompozisyonlarInIn özgünlüğü daha çok ilham kaynaklarIyla ilgilidir

1929’dan itibaren ressam Üzüntülü Oyun gibi anlamI kapalI tuvaller yaratmaya başladI

Söz konusu tabloda, mavi gökyüzünün oluşturduğu bir fon üstünde serbestçe birleştirilmiş beden parçalarI ve iki sevgili yer alIr

Psikanalize yakIn temalara yapIlan göndermeler bazen açIkça belirtilmiştir, Gradiva Insan Biçimli Harabeleri Yeniden Buluyor (1931) adlI çalIşma Jensen’in "Gradiva"sIndaki SayIklamalar ve Düşler’in bir yansImasI gibidir: gerçekten de Freud’un bu analizi o sIralarda orada aşkIn ve arzunun yüceltilmesini bulan gerçeküstücüleri heyecanlandIrmIştIr

hurriyet

com

tr/LiveImages/Foto%20Haber/Dali/5

jpg" style="padding: 6px;" alt="" onload="if(largerThan(this.width,301)) {this.width=300;}" align="right" border="0" />
Ama Dali’nin gerçeküstücülüğe en önemli katkIsI "eleştirel-paranoya" olarak adlandIrIlan buluşudur

Bu, aslInda, bilinçaltIndan ve düşlerden geldiği kabul edilen çIlgInca hayallerin akIlcI ve mantIksal biçimde kullanIlmasIndan ibarettir, tIpkI yapmIş olduğu yumuşak saatler, örümcek bacaklI filler veya deforme olmuş bedenlerde olduğu gibi

Söz konusu buluşlar her ne kadar sanatçInIn düşlerinden doğmuşsa ve dolayIsIyla gerçeküstücü teknik olan "psişik otomatizm"e yakInsa da, Dali’nin bunlarI sistemli olarak kullanmasI, bu verilerden yeni ve eleştirili bir yararlanma biçimini ortaya koyar

Böyle bir sistemin uyandIrdIğI hayaller daha sonra, en son gerçekleşen şeyin ve onun estetik değerinin kontrolünden geçirilir
BİR YAŞAMA SANATI
Dali’yi tablolarIna indirgemek imkánsIzdIr

Çünkü, onun yarattIklarI plastik sanatlarIn bütününe aittir

Dali pek çok eser yaratmIştIr ve bunlarIn hepsi de birbirinden daha şaşIrtIcIdIr

Mesela, sanatçI 1936’da, bir smokini, içinde sözüm ona filtre bulunan likör kadehleriyle kaplayarak Afrodizyak Ceket’i gerçekleştirdi

AynI yIl Istakoz Telefon’u icat etti; burada da ahize yerine kabuklu hayvan koymuştu

Öte yandan Çekmeceli Milo Venüsü ise çekmecelerle süslüydü, ressam ünlü heykeli çekmeceli gülünç bir mobilyaya dönüştürmüştü, memeler, göbek ve dizler de mobilyanIn kulplarInI oluşturuyordu

Bu çalIşma, mobilyacIlIk veya mücevhercilik alanInda bazen, seri halinde üretilen lüks eşyalara da uygulanmIştI

Dali de gerçek bir sanatçIdan çok aklI parada olan bir işadamI olarak belirdi
Ne var ki, sonunda Dali’yi eleştiren Breton, her ne kadar onun için o şeytanca "Avida Dollars" anagramInI (bu anagram FransIzcada "Dolar Düşkünü" anl***** gelir) bulmuşsa da Dali’nin nükteli ve tuhaf icatlarI her zaman dadacI başkaldIrI geleneğinde yer almIştIr

Bunlar burjuva veya tuhaf nitelikli olan "sanat için sanat" düşüncesini yIkmak ve sanatIn, hayatIn her alanInI doğrudan doğruya ilgilendiren bir hayat tarzI olduğunu göstermek amacIndadIr

Bu sebeple Dali, kendi kendisini sanat eserine dönüştürme tehlikesini de göze alarak, yaygInlIk kazanmIş bütün gazetelerde röprodüksiyon halinde çoğaltIlmIş olan yüzünden, genellikle de o ünlü bIyIklarIndan çok iyi yararlanmayI bildi
DALİ VE SİNEMA
Dali, Luis Bunuel ile yaptIğI ortak çalIşmadan başka bir de senaryo yazdI (Babaoua); Marx Kardeşler ile bir proje hazIrladI, Walt Disney ile de bir başka proje üstünde çalIştI

Bu filmlerin hiçbiri çevrilmedi, ama Dali, Alfred Hitchcock için korku dolu Doktor Edwards’In Evi’ni (1945) hazIrladI, Robert Descharnes ile birlikte DantelacI KadInIn ve GergedanIn InanIlmaz Öyküsü’nü yönetti ve YukarI Moğolistan’dan Izlenimler (Impressions de Haute Mongolie, 1978) adIyla deneysel bir film çevirdi
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
Birinci Dünya SavaşI’nIn ertesinde Fransa’da ortaya çIkan bir şiir ve sanat hareketi olan gerçeküstücülük, düzenin ve ortak kabullerin karşIsIna neşeli bir özgürlük anlayIşI, hatta bir isyan ruhu çIkarIr ve rüyadan, arzudan ve içgüdüden doğan yaratIcI gücü olabildiğince serbest bIrakIr; akIm, Belçika’dan Orta Avrupa’ya, ABD’den Latin Amerika’ya kadar yankIlanarak yayIlIr

Hiç kuşkusuz gerçeküstücülük öncü bir kişiliğin, yazar AndrZ Breton’un kişiliğinin çevresinde oluşur

Gene de, bilinçli olarak kolektif tutulan örgütlenmesi, hareketin tek bir kişinin eserlerinden okunmasInI imkánsIz kIlar: Gerçeküstücülük, yaratIcI olmak için dergilere, el ilanlarIna, göz alIcI eylemlere ve sürekli etkinliklere ihtiyacI olan bir yaşam tarzIdIr
Gerçeküstücülük, dünya görüşü olarak doyumsuz ve karmaşIktIr; bu özellikleri, yarIm yüzyIllIk geçmişinin tarihe yakIndan katIlIp eşlik etmiş olmasI ölçüsünde güçlenir

Gene de, başlangIçtaki bu güçlükten ve zenginlikten epeyce uzaklaşan ve sIradan bir hale gelen "gerçeküstücülük" sözcüğü, *** ***, herkesin ulaşabileceği basit bir yöntemler toplamI (otomatik yazI, kolajlar, serbest çağrIşImlar) anlamInda kullanIlIr olmuş ve sonunda tuhaf veya saçma her türlü tavIr ve davranIş "gerçeküstücü" diye nitelenmeye başlamIştIr
Gerçeküstücülük, bizzat, gerçeküstücüler tarafIndan sahiplenilen saptanabilir tarihsel ve estetik kökenleri olmakla birlikte, mutlak bir isyan, tam bir başeğmezlik ve kurallI sabotaj hareketi olarak, ancak, XX

yüzyIl gerçek anlamIyla başladIğInda biçimlenir

Gerçeküstücülük, aynI zamanda, BatI uygarlIğI ile bu uygarlIğIn "Büyük Şavaş" tarafIndan tüketilen değerlerinin enkazIna yöneltilmiş köktenci ve son derece ateşli bir tepkidir

1918’de, Breton yirmi iki yaşIndadIr

Dönemin genç insanlarInIn, bu yalancI ve yararsIz kábustan çIkIşta yIlgInlIğa kapIlmaktan başka seçenekleri yoktur ve tam da Bolşevik Devrimi’nin patlak verdiği bir sIrada devrimci güçlerde umut bulurlar

Gerçeküstücülüğün tarihsel macerasI, komünizminkine koşuttur: komünün düşlenen anIsI ve sanat ve şiir alanInda buna eşlik etmiş olan dipten gelen dalgalar (Rimbaud, LautrZamont) ile Leninizm, çok geçmeden de Troçkizm arasInda kalan AndrZ Breton, Louis Aragon, Antonin Artaud, RenZ Crevel, Robert Desnos, Paul Eluard, Benjamin PZret, Francis Picabia, Philippe Soupault ve Tristan Tzara, Rimbaud’nun şu buyruğunu kabullenerek yeni anlayIşIn olabilirliklerini yaratacaklardIr: "Kesinlikle modern olmak gerekmektedir

"
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK VE PLASTIK SANATLAR
Gerçeküstücülük dansta ve müzikte görülmez

Buna karşIlIk, hep "düşüncenin gerçek işleyişi"ni dile getirmeyi amaçlamIş olan gerçeküstücüler, plastik sanatlarI bol bol kullanIrlar

DadacI mantIkta, sanat aşağIlIk bir burjuva pazarlIğIndan başka bir şey değildir; bu, en köktenci avangardçIlarIn kendilerini kurtaramadIklarI, tartIşmaya yer vermeyen bir yargIdIr

Ve dada, sanatI, toplumu kutsal olmaktan çIkarma kararlIlIğI içinde, rastlantInIn esas motor olduğu bir tür karşI sanat geliştirmiştir: Marcel Duchamp, Francis Picabia, Max Ernst, Kurt Schwitters, Raoul Hausmann, kolajlar, asamblajlar ve fotomontajlar yaparlar

Dada, görsel sanatIn sonunu getirmeyi hedefler; ama kullanIlan anlatIm araçlarI, o kadar saldIrIlan bu sanatI yeniler

Psikanaliz bilgisi ve 1910-1920 yIllarInIn metafizik Italyan resminin öncüsü Giorgio De Chirico’nun kafa karIştIrIcI sanatI, 1924’ten itibaren, Breton’un çevresinde gerçeküstücü resmi geliştiren mayalar olacaklardIr

Max Ernst gibi bazI dadacIlar, Parisli gerçeküstücü grup tarafIndan billurlaştIrIlan yeni eğilime bütün deneyimlerini sunacaklardIr

Ama, gerçeküstücü ressamlar, dergiler ve manifestolar yayImlamaya önem verseler bile, ortada ne gerçek bir resim eğilimi, ne de kesin bir plastik öğreti vardIr

Bununla birlikte, Max Ernst, AndrZ Masson ve kIsmen Salvador Dali’nin sanatInI iki temel dürtü canlandIrmaktadIr

Bunlardan birincisi, düşleri araştIrmanIn ayrIcalIklI iki aracI olan ruhsal otomatizm ve otomatik yazIda somutlanIr; diğeri, aklIn denetiminin ortadan kaldIrIlmasInda ve estetik ereklerden kIsmen vazgeçilmesinde yatar
Böylece, gerçeküstücü şiirde olduğu gibi, imge, kişinin baskIlayamayacağI veya engelleyemeyeceği bir "dikte" olarak kendini dayatacaktIr

Bu durumda, yazar için olduğu gibi, ressam için de, "nesnel rastlantI"nIn ve otomatik yazInIn yükselişini kolaylaştIran bazI mekanizmalara kendini alIştIrmak söz konusu olacaktIr: bunlar, veya psikanalizin öğütlediği serbest çağrIşImlardIr

ArdIndan, "yazarIn bir eserin doğuşunu seyirci olarak tanIk olabileceği ve gelişme aşamalarInI kayItsIz bir biçimde veya tutkuyla izleyebileceği" (Ernst ve Breton "Gerçeküstücülük Nedir?" [Qu’est-ce que le surrZalisme?] 1934) bu üstgerçeğin yaratIlmasIna uygun grafik ve resim teknikleri aranacaktIr
Dali, düş ve sayIklama yöntemlerine yeniden başvurduğu heykel-asamblajlar gerçekleştirerek (Telefon-Istakoz, 1936; Çekmeceli Milo Venüsü, 1936-1964), saptIrdIğI, özünü değiştirdiği, başkalaştIrdIğI nesneye özgü güçlerle de ilgilenir

1945’ten sonra, XX

yy’In belki de son ikonografilerinden birini (Saint Jean de la Croix IsasI, 1951; ÇarmIha Geriliş, 1954; Santiago el Grande, 1957) yaratarak, kuramlarInI bazI dini temalara uygulayacaktIr

SanatçInIn, *** *** büyük Avrupa resim geleneğinden esinlenen sonraki eserleri, büyük bir yenilikçi ağIrlIk taşIyacak ve ilginç bir gelenek ve bir ikonakIrIcI avangard duygu alaşImI gösterecektir
Dali, kIşkIrtIcI kuramsal ve siyasi açIklamalarIn ötesinde, Ernst’in ve Magritte’in eserlerinden açIk bir biçimde kopyalar çekerek ve tam bir düşünce bağImsIzlIğI ve kuramsal yaklaşImIyla büyük bir tutarlIlIk göstererek, sanatIyla iki dünya savaşI arasI dönemin bütün gerçeküstücü macerasIna damgasInI vurur
1920 KemancI Ricardot
Pichot’nun Portresi
1925 SIrttan Görülen Oturan Genç KIz
1929 Hüzünlü Oyun
1931 Gradiva Insan biçimli
Harabeleri Yeniden Buluyor
Lenin’in Piyano Üstünde AltI Kez Görünmesi
Belleğin Direnci
(veya Yumuşak Cep Saatleri)
1936 Iç Savaş Sevgisi
Mae West
1937 Narkissos’un Değişimi
1946 Aziz Antonius’un IğvasI
1949 Atomik Leda
1951 Saint Jean de la Croix Isa’sI
1955 Son Akşam Yemeği
1965 Perpignan GarI
1968 Kozmik Atlet
1970 SanrI UyandIran Boğa

hurriyet

com

tr/LiveImages/Foto%20Haber/Dali/1

jpg" style="padding: 6px;" alt="" onload="if(largerThan(this.width,301)) {this.width=300;}" align="right" border="0" />
Güreşçisi
1979 Yiğitçe Bir Kermes
(Georges-Pompidou Merkezi’nde yapIlan çevre düzenlemesi)
Salvador Dali, şaşırtıcı başarılar peşinde koşan bir tuhaflIk düşkünü mü, yoksa ikiyüzlülüğün kol gezdiği bir çağda özü sözüne uygun bir sanatçI mI olduğu hep tartIşIlan bir insan oldu

Ressam, gravürcü, heykelci, sinemacI ve şair olarak her dalda eser verdi, gerçeküstücülüğü vurguladI, XX

yy’da az rastlanIr bir teknik ustalIk gösterdi

Ona dáhi mi demeli, yoksa bir muzip mi?
Daha sağlIğInda görkemli bir başarI sağlamIş olan ressamIn 1989’da ölümünden sonra bu başarIsI daha da artI: Figueras’ta adIna açIlan (bizzat kendisi tarafIndan hazIrlanmIş olan) Salvador Dali Müzesi, Ispanya’da en çok gezilen müzeler arasInda Prado’dan sonra ikinci sIrada yer alIr, sanatçInIn çalIşmalarIysa posterler halinde çoğaltIlIp bütün dünyada satIşa sunulmaktadIr, bunlar popülerlikte, yaratIcIsInIn garipliklerine gösterilen ilgiyi aşarlar
