NEREYE GİDERSEN GİT, DÖNECEĞİN YER YİNE “BABA OCAĞI”DIR…
Burak Özçivit ve Selim Gülgören’in kendi hayalleri peşinde koşan ikiz kardeşleri canlandırdığı Baba Ocağı , sıcacık, kahkaha ve duygu yüklü, ekranlarda ışıl ışıl bir Ege havası estirecek olan bu dizi, Starın iddialı yapımlarından biri
Genel Hikaye :
Muğla’lı Halil Efe, hayatını, iki yakışıklı oğlunun çok iyi eğitim alıp, vatana, millete hayırlı birer evlat olarak yetişmesine adamıştır

Oğlanlar
Üniversiteden mezun olacaklar, babalarının geniş topraklarında ziraat mühendisliği yapacaklar, Halil Efe ve oğullarının anası Feraye de bu yaştan sonra artık mutlu mesut bir köşeye çekilip çocuklarının mürüvvetini göreceklerdir

Oğlanlar da doğrusu İstanbul’da sıkı çalışmakta, babalarının yüzünü kara çıkarmamak için gece gündüz ders kitaplarının başından kalkmamakta, ter dökmektedirler

Bu arada elbette, harçlıkları eksik edilmemekte, derslerinden başka bir şeye kafalarını takmamaları için Muğla’dan İstanbul’a para akmaktadır
Muğla’nın Beşparmak köyünde durum böyleyken, İstanbul’da ise durum hayli farklıdır


Ders kitaplarının arasında kaybolması gereken iki oğlan, Murat ve Güven, barlarda, rock müzik içinde kaybolmaya tercih etmektedirler

Aslında oğlanların ikisi de kurdukları bir rock grubunda çalışmakta, baba parasıyla müzik yapmaktadırlar

Üniversite mi? O ne? Dersler filan? Hak getire!


Gençtirler, delikanlıdırlar, başlarında kavak yelleri esmektedir

Halil Efe'nin durumu öğrenmesinden başka korktukları hiçbir şey yoktur

Elbette, babalarının esirgemediği harçlıklarından başka da kaybedecekleri hiç bir şey de yoktur

Ama bu “hiçbir şey” aslında onlar için neredeyse her şeydir

Aksi halde cep delik, cepken delik kalıverirler koca şehrin ortasında


Ama bir gün… Bir gün Halil Efe gerçeği öğrenir

Dünyası yıkılır ve oğlanların da dünyasını yıkmak ve onlara köyde yeni ama zor bir dünya kurmak için İstanbul’a hareket eder
