Aktifpaylasim.Com Anasayfa Aktifpaylasim Community Aktifpaylasim.Com Arcade Film ArşiviDizi Film Aktifteam


Geri git   Aktifpaylaşım, Resimleri, Msn Messenger, Msn İfadeleri, Şarkı Sözü .::Her Telden::. .::Her Telden::. Biyografi Biyografi Yerli Biyografiler Yerli Biyografiler
Çocuk

TÜrkan Şoray

Yerli Biyografiler forumunda bulunan TÜrkan Şoray konusunu görüntülemektesiniz. 28 Haziran 1945'de İstanbul’da doğdu Babası Halit Şoray devlet demir yollarında memur, annesi ev hanımıydı Maddi imkanların kısıtlı olduğu bir ...


 

Post New Biyografi  Comment
Gösterim: 3559 - Yorumlar: 1  
Biyografi Tools
TÜrkan Şoray
TÜrkan Şoray
Gönderen SAKARYA
25-01-07
    Standart TÜrkan Şoray



    28 Haziran 1945'de İstanbul’da doğdu Babası Halit Şoray devlet demir yollarında memur, annesi ev hanımıydı Maddi imkanların kısıtlı olduğu bir ailede dünyaya geldi Öğrenimine Rami Taş mektebinde başladı fakat sürekli mahalle değiştirdiklerinden, eğitimini 1956’da Feriköy ilkokulunda tamamladı

    1954’te Meliha ve Halit Şoray çifti boşanır Çocuklar annede kalır Karagümrük Sarmaşık Sokak’a taşınırlar Burada ev sahiplerinin kızı Emel Yıldız'la tanışır, onun sayesinde de Yeşilçam’a adım atar Bir gün onunla beraber film setine gider ve böylece ünlü “Yeşilçam Sokağı”na adımını atmış olur Şoray o dönemde on beş yaşındadır Emel Yıldız, o sıra “Köyde Bir Kız Sevdim” adlı filmin başrolünde oynayacaktır Bir gün filmin setine Şoray'ı da ***ürür Kenarda bir yerde otururken Türker İnanoğlunun dikkatini çeker Şoray’la tanıştırılır İnanoğlu başrol için Türkan Şoray’ın daha uygun olacağına karar verir Şoray’ın Yeşilçam’a girişi de böylece gerçekleşir



    Bir Yıldızın Doğuşu (1960’lar)
    Türkan Şoray bu filmin ardından yeni yeni teklifler almaya başlar Çevirdiği filmlerle, özelikle magazin basının dikkatini çeker ve ilk kez, dönemin ün yapmış haftalık popüler dergilerinden “Sinema” ya kapak olur (15 Mart 1961, s18) Ardından Artist, Büyük Gazete ve Ses Dergilerine

    1960 yıllarla birlikte Şoray’ın başarı grafiği de yükseliyordu Artık yaşamında herşey değişmekteydi ve bu değişiklik sosyal durumdan fiziğine kadar her şeyine yansıyordu Erkeklerden gördüğü ilgi ve artan seyirci ilgisi ona güven kazandırıyordu Artık kararsızlıktan kurtulup kadınlığa adım atıyordu Artık daha şuh biri halini alacaktır Bu değişimiyle gerek Yeşilçam çevrelerinde gerek seyircisi arasında büyük bir etki gücüne sahip olur

    İlk Önemli Aşama
    “Acı Hayat” Türkan Şoray’ın sinema hayatındaki ilk dönüm noktasıdır “Otobüs Yolcuları” ile bu dönüm noktasının ilk kıpırtılarına veren Şoray “Acı Hayat”la ilk önemli aşamasını da geçer Bu filmindeki rolü diğerlerine göre daha tutarlı, tip olarak da gerçeğe daha yakındır Film o güne kadar yapılmış en başarılı, en şiirsel görüntülü bir aşk filmidir

    1963’te çevirdiği bu filmle 1964’te I Antalya Film Festivalinde en iyi kadın oyuncu ödülünü alır Ayrıca “Acı Hayat” sinema yazarlar tarafından “yılın filmi” seçilir Artık izleyicide Şoray imgesi oluşmaya başlamıştır Senaryo yazarları onun için öyküler oluşturabilir, yönetmenler filmlerini onun üzerine kurabilirler


    Hayatına Yön Veren Adam
    Rüçhan Adlı’nın Şoray’ın hayatında önemli bir rolü vardır Onu korumuş, hep zirvede kalmasında büyük rol oynamıştır Eylül 1962’de bir film setinde tanışırlar Rüçhan Adlı Şoray’dan tam 23 yaş büyüktür Görmüş–geçirmiş bir insandı Şoray hep bir babanın şefkatinden ve sevgisinden mahrum büyümüş, bunlara ihtiyaç duymaktadır Şoray’da bu sevgi ve şefkati Adlı’da bulur ve 20 yılını onunla birlikte geçirir

    İlişkilerinden sonra Şoray giderek süzgün bakışlı şuh bir kadın olmaktan sıyrılıp, yeni kimliğine bürünür ve 1965’lerden başlayarak “Türk sinemasının bir numaralı kadını” olur Dört büyükler arasında olup (Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın) en çok o tutulmaktadır

    Sultan
    Şoray’ın Sultan olmasında ve kanunlarının oluşmasında Adlı’nın büyük payı vardır Adlı, Şoray’a gönderdiği çiçek buketlerine iliştirdiği kartlarda ya da bıraktığı notlarda ona hep “Sultanım” diye hitap eder (Canım sultanım, hanım sultan gibi) Bunlar daha sonra basında yer alır ve dönemin ünlü gazete ve dergilerinde yayınlanır Böylece Şoray artık Türk sinemasının da, halkın da “Sultan”ı olmaya başlar

    Adlı’nın onun hayatındaki yeri ve üzerindeki etkisi, özelikle birlikte yaşamaya başladıkları 1963 yılından başlayarak önemini ve ağırlığını artırır 1966’nın sonlarına doğru ise birbiri ardına Şoray filmleri çevrilir ve aynı haftalarda Beyoğlu sinemalarında vizyona girince durum bir süre için aleyhine gelişir Aynı haftalarda oynayan Şoray’lı filmler adeta birbirini vurur Şoray’ın böyle bir hataya kurban gitmesinin nedeni aynı yıl içinde çok sayıda film çevirmesi ve oynadığı filmlerin aynı konuları kapsamasıdır

    Bir süre sonra aleyhine gelişen bu tehlikeli sarsıntıyı güçlükle atlatır ve durumu lehine geliştirip fiyatına zam yapar Böylece bütün yapımcılar Şoray’ı kara listeye alırlar Bu karara göre ona film çevirttirmeyecek, mukavele süresi uzatılmayacak, sinema salonlarında da filmleri gösterilmeyecektir O artık Akün, Acar, Arzu, Duru filmgibi büyük şirketlerin de kara listesindedir Aleyhine gelişen tüm olaylardan sonra Şoray kendine bir savunma politikası bulur ve yapımcıların karşısına aldığı bazı kararlarla çıkıp, bu kararlardan da taviz vermeyecektir Böylece Şoray kanunları oluşur


    Şoray Kanunları
    1) Türkan Şoray film senaryolarını film çekim tarihinden en az bir ay önce beğenir
    2) Türkan Şoray, Senaryoyu beğenmediği takdirde yeni senaryo verilecektir
    3) Her senaryoda beğendi mutabakatı şarttır
    4) Filmde öpüşme ve açık sahneden olmayacaktır
    5) Filmdeki modern giysiler Türkan Şoray’a tarihsel olanlar ise şirkete aittir
    6) Film çekimi İstanbul dahili olup Türkan Şoray İstanbul dışına çıkamaz
    7) Çalışma saatleri sabah 8 ile akşam 19 arasıdır
    8) Pazar günleri Türkan Şoray çalışmaz
    9) Türkan Şoray adı jenerik, afiş ilan ve sinema fenerlerinde başta ve tek olarak yazılacaktır
    10) Filmin her oynadığı yerde 9 madde uygulanacaktır
    11) Filmlerin seslendirilmesinde Türkan Şoray’ın sesi için kendi mutabakatı şarttır
    12) Şirket filmi kendi hesabına çeker Eğer başka şirketle ortak yapıma gidilirse Türkan Şoray’ın mutabakatı şarttır
    13) Film renkli ise Türkan Şoray’ın mutabakatı ile çekim günleri uzayabilir
    14) Çekilecek filmin rejisörü ve baş erkek oyuncusu için Türkan Şoray’ın mutabakatı şarttır
    15) Bu şartlara riayet etmeyen film şirketi 100 bin lira ödemeyi taahhüt eder
    16) İhtilaf vukuunda merci mahkemeleri İstanbul mahkemeleridir
    17) Türkan Şoray şirketlerden film başına 60 bin lira alır
    18) Türkan Şoray mecburi gecikmeleri 10 günden fazla beklemez

    Dönemine göre bu oldukça ağır koşullar, 1967’de son halini alıp yazılı bir metne dönüştürülür Türkan’ın ünlü ve gişe geliri öylesine yüksektir ki, hiçbir firma, yönetmen veya oyuncu ona karşı çıkamaz Türkan Şoray’la mukavele yapmak için birbirleriyle yeniden yarışa girerler Bu kanunlarla Rüçhan Adlı, Şoray’ın, Yeşilçam’daki imajını koruma altına alır

    Şoray’ın Sinemamızdaki Yeri
    1960’larda 4 büyükler saltanatı söz konusudur Fatma Girik; baştan itibaren dinamik canlı, “acul”, girişken kolay yılmayan, daha erkeksi, yeni yaşama kültürüyle dalga geçen, alt kültüre yakın bir tip, Filiz Akın; daha modern, toplumun Batı’ya dönük yüzüydü O ince sarışın ve kırılgan kişiliğiyle halk kızlarını oynasa da pek inandırıcı olmayacak, daha çok zengin kızlarını, “burjuva güllerini” temsil ederek biraz farklı bir alana geçecekti Hülya Koçyiğit, geniş bir canlandırma yelpazesi ve çok farklı kimliklere bürünme yeteneği olan, her sınıfa ait olabilen, kibar evin kızı

    Türkan Şoray ise; güzel, çekici, alımlı bir kadın kişiliği yaratacak ve bunu hem güldürü, hem dramda aynı başarıyla sürdürecekti Sosyal kökenler itibarıyla bir uçtan öbürüne, bir kutuptan diğerine kolaylıkla gidip gelebilecekti Türk toplumu, sanatçının halk kızı veya burjuva dilberi tiplemelerini aynı ilgiyle kabul edecekti

    Tip olarak da Türk kadınını yansıtmaktadır Türk sinemasının en güzel resim veren kadın oyuncusudur Sinemasal açıdan zengin, seyirciyi çarpan bir görüntüsü vardır Halkın içinde gelmesi zor şartlarda büyümesi onu halka daha yakın kılacaktır Türk sinemasında hiçbir kadın oyuncu onun gibi çevresinde yaygın bir etkinliğe sahip olmamıştır Güzelliği hep abartılıdır ama sıcaklığı da tartışılmaz

    Bu özellikleriyle sinemamızda farklı bir yer açar Diğer kadın sanatçılara örnek olmuş, uygulamalarıyla da takip edilmiştir Sinemada en yüksek fiyata sahip oyuncu oluşu, en çok aşık olunan kadın oluşu, kendine has yasaklar koyuşu, her rolün altından başarıyla kalkması, farklı güzelliği, sıcaklığı, bir sultan, bir efsane oluşuyla ve diğer yönleriyle sinemadaki yerini de belirlemiştir

    1970’ler, Şoray, Sinema ve Toplum
    Şoray, değişir gözüken bir şeylere karşın, 1970’lerin başlarında da sinema siyasetini hemen hemen aynen sürdürür Yılda yine 10-12 film yapar Ünlü yazarların eserlerine el atılır fakat başarılı olunmaz Sultan Gelin, Cemo gibi yarım başarılar elde edilirken, Vukuat Var, Asiye Nasıl Kurtulur gibi filmler fiyaskoyla sonuçlanır Ünlü yönetmenlerle (Atıf Yılmaz, Osman Seden, Halit Refiğ) çalışmak da pek bir şey değiştirmez

    70’lerin başında yine zirvede gözükmektedir Fakat o artık daha değişik, daha farklı birşey arama çabasındadır 1972 yılında mesleki yaşamında yeni bir dönem açılır Film sayısını ciddi anlamda azaltır Bu yıla iki filmi damgasını vuracaktır Biri Cemo’dur Bu filmin çekimlerinde Şoray attan düşer ve felç olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır Olay, filme iyi bir reklam aracı olur Asıl büyük tepkilere yol açan olay ise bir diğer filmi “Dönüş”tür Çünkü Şoray’ın yönetmenlik denemesi yaptığı ilk filmdir Şoray birçok çevrenin eleştirisine maruz kalır Filmin başarılı olmayacağı düşünülür, fakat beklenenin aksine dikkat çeker ve başarılı olur Şoray, eleştirmenlerin, sinema uzmanlarının ve de “ciddi basın”ın dikkatini çeker Film yılın en büyük iş yapan filmi olur Şoray’a daha önce yüz çevirenler, bu kez onu sahiplenirler Ayrıca “Dönüş” 1973’te “Moskova Film Festivali”nde özel bir ödül alır “Azap’ta (1973) ikinci yönetmenlik denemesini gerçekleştirir fakat bu filmde başarılı olamaz

    70’lerin başlarında O hepsi birbirinin aynı, en azından benzeri dram veya komedilerden daha kişilikli, daha gerçekçi filmlere doğru kaymasında, belki yıllardır süre gelen aklı başında, sorumlu ve oldukça poltize bir eleştirinin katkısı olmuştur Ama temel neden, Türk toplumunun o yıllardaki genel havasıdır Artık sinema da o uzun yıllar sürdürdüğü pembe rüyadan uyanıyordu Yönetmenler ilk defa gerçekçi konulara el atmakta, Anadolu bozkırlarında mekan bakmakta, köylü kadınların dramını keşfetmektedirler Başta Türkan Şoray ve diğer ünlü starlar, gerçekten yaşamış ve yaşayan kadın portreleri çizmeye başlarlar Konfeksiyon usulü yapılan filmlerin yerini daha gerçekçi konular, daha kapsamlı yaklaşımlar, daha bütüncül çabalar alır Artık her film ayrı bir proje olup, çok daha dikkatle üzerinde durulacaktır 76’da 3 Şoray yönetmenliği ürünü olan “Bodrum Hakimi”ni çeker ve yeniden sahnededir Yerini yeniden sağlamlaştırmıştır 1977’de en güzel filmlerinden biri olan “Selvi Boylum al Yazmalım” da oynar Bu filmle Şoray’a en iyi kadın oyuncu ödülü gelir

    1980’ler ve Sonrası Şoray, Toplum ve Sinema
    Bu hızlı dönemden sonra Şoray bir süre setlerden uzak kalır 80’de film yapmaz 1981’de ise son yönetmenlik ürünü olan “Yılanı Öldürseler” ile geri döner Bu arada halk sinemaya gitmeyi reddeder Artık yeni bir kuşak, yeni yönetmenler, yeni bir anlayış doğuyordu (ve 80’li –90’lı yıllar boyunca Şoray’da bir çok yeni yönetmene destek verdi) 1980’lerle bağımsız sinemanın önü açılır 80’lerde sinemamız artık daha aydın, daha incelmiş ürünler, büyük kentin orta sınıflarına dönük hikayeler vermeye başlayan daha özel bir alan olmaya doğru gidecektir

    1983’te şarkıcı ve türkücülerin oynadığı arabesk ağırlıklı filmler Türk Sinemasındaki yerini ne kadar korumaya çalışsa da, kadın dünyalarını sorgulayan “kadın filmleri” öne çıkmaya başlayacaktır Değişen koşullar ve yaşanan ekonomik krizler nedeniyle 1980-86 yıllarında ikişer filmle yetinmek zorunda kalan Türkan Şoray 1987’de bu sayıyı dörde çıkarır

    80’li yıllar Şoray’ın hem mesleğinde hem de özel yaşamında önemli değişikliklere sahne olacaktır Şoray kanunları yıkılacak, oynadığı “Mine” adlı filmiyle “kadın filmleri” akımını da açacaktır Özel yaşamında ise yirmi yılını feda ettiği Rüçhan Adlı’yı 1983’te terk edecek, aynı yıl sinema ve tiyatro sanatçısı Cihan Ünal ile evlenecektir 84’te annesini kaybedecek ve bir süre sonra kızı Yağmur dünyaya gelecektir Şoray Ünal çifti beraber birkaç filmde beraber oynarlar fakat filmler beklenen işi yapmaz 87’de çift ayrılır 90’lı yılları da birkaç filmle kapatır Şoray 94’te babasını, 95’te de büyük aşkı Rüçhan Adlı’yı kaybeder Bu yıllarda seyircisinin karşısına birkaç dizi filmle gelir 2000 yılında çevirdiği “İkinci Bahar” adlı dizi ise diğerlerinden çok farklı bir yere sahip olacaktırAyrıca Türkan şoray Türkiye eğitiminede katkıda bulunmuştur1973 yılında yaptırmış olduğu ilköğretim okulu Istanbul'un Hisarüstü semtinde yer almaktadır
    Reklam
      #1  
    Sayın SAKARYA on 25-01-07, 19:26
    Standart Cevap: TÜrkan Şoray



    Filmografisi
    1960: Köyde Bir Kız Sevdim, Aşk Rüzgarı, Güzeller Resmi Geçidi, Utanmaz Adam
    1961: Afacan, Aşk ve Yumruk, Dikenli Gül, Gönülden Gönüle, Hatırla Sevgilim, Kaderin Önüne Geçilmez, Kardeş Uğruna, Melekler Şahidimdir, Otobüs Yolcuları, Sevimli Haydut, Siyah Melek
    1962: Acı Hayat, Allah Seviniz Dedi, Aşk Yarışı, Bardaktaki Adam, Billur Köşk, Bizde Arkadaş mıyız, DikmenYıldızı, Kırmızı Karanfiller, Lekeli Kadın, Ne Şeker Şey, Ümitler Kırılınca, Zorlu Damat
    1963: Acı Aşk, Ayşecik Canımın İçi, Badem Şekeri, Beni Osman Öldürdü, Bütün Suçumuz Sevmek, Çalınan Aşk, Çapkın Kız, Dağlar Kralı, Genç Kızlar, İki Kocalı Kadın, Küçük Beyin Kısmeti, Sayın Bayan
    1964: Adanalı Tayfur Kardeşler, Anasının Kuzusu, Bomba Gibi Kız, Bücür, Fıstık Gibi Maşallah, Gençlik Rüzgarı, Gözleri Ömre Bedel, Kader9 Kapıyı Çaldı, Kızgın delikanlı, Macera Kadını, Mualla, Öksüz Kız, Yılların Ardından
    1965: Ekmekçi Kadın, Elveda Sevgilim, Garip Bir İzdivaç, Hayatımın Kadını, Komşunun Tavuğu, Sana Layık değilim, Seven Kadın Unutmaz, Siyah Gözler, Sürtük, Vahşi Gelin, Veda Busesi
    1966: Akşam Güneşi, Altın Küpeler, Anaların Günahı, Çalıkuşu, Çamaşırcı Güzeli, Düğün Gecesi, El Kızı, Eli Maşalı, Günahkar Kadın, Karanfilli Kadın, Kenarın Dilberi, Meleklerin İntikamı, Meyhanenin Gülü, Siyah Gül
    1967: Ağlayan Kadın, ana, Ayrılsak da Beraberiz, Bir Dağ Masalı, Her Zaman Kalbimdesin, Kara Duvaklı Gelin, Kelepçeli Melek, Ölümsüz Kadın, Sinekli Bakkal, Tapılacak Kadın
    1968: Abbase Sultan, Ağla Gözlerim, Artı Sevmeyeceğim, aşk Eski Bir Yalan, Ayşem, Dünyanın En Güzel Kadını, Kadın Değil Baş Belası, Kadın intikamı, Kadın Severse, Kahveci Güzeli, Vesikalı Yarim
    1969: Aşk Mabudesi, Ateşli Çingene, Bana Derler Fosforlu, Buruk Acı, Fosforlu Cevriye, Günah Bende mi, Köle Olayım, Sana Dönmeyeceğim, Seninle Ölmek İstiyorum, Son Bahar Rüzgarları
    1970: Ağlayan Melek, Arım Balım Peteğim, Birleşen Yollar, Buğulu Gözler, Bülbül Yuvası, Hayatım Sana Feda, Herkesin Sevgilisi, Kara Gözlüm, Mağrur Kadın, Mazi Kalbimde Yaradır, Merhamet, Tatlı Meleğim
    1971: Ateş Parçası, Bir Genç Kızın Romanı, Bir Kadın Kayboldu, Gelin Çiçeği, Gülüm Dalım Çiçeğim, Güllü, Mavi Eşarp, Melek mi, Şeytan mı, Sevmek ve Ölmek Zamanı, Unutulan Kadın, Yedi Kocalı Hürmüz
    1972: Cemo, Çile, Dönüş, Sisli Hatıralar, Vukat Var, Zulüm
    1973: Asiye Nasıl Kurtulur, Azap, Dert Bende, Gazi Kadın, Güllü Geliyor Güllü, Mahpus, Namus Borcu, Sultan Gelin, Yalancı
    1974: Açlık, Bal Kız-Şenlik Var, Çılgınlar, Yüreğimde Yare Var
    1975: Acele Koca Aranıyor
    1976: Bodrum Hakimi, Deprem, Devlerin Aşkı
    1977: Baraj, Dila Hanım, Selvi Boylum Al Yazmalım
    1978: Bir Aşk Masalı, Cevriyem, Sultan, Tatlı Nigar
    1979: Hazal, Küskün çiçek
    1981: Yılanı Öldürseler
    1982: Mine, Seni Kalbime Gömdüm
    1983: Metres, Seni Seviyorum
    1984: Bir Sevgi İstiyorum
    1985: Bir Kadın Bir Hayat, Körebe
    1987: Gramafon Avrat, Hayallerim Aşkım ve Sen, On Kadın, Rumuz Gonca Gül
    1988: Ada
    1989: ölü Bir Deniz
    1990: Berdel, Menekşe Koyu, Soğuktu ve Yağmur Ciseliyordu
    1993: Şahmaran
    1995: Yerçekimli Aşklar
    1997: Nihavent Mucize
    2003: Gönderilmemiş Mektuplar
    2004: Mürüvvetsiz Mürüvvet

    Diziler
    1993 Tatlı Betüş
    1996 Bir Aşk Uğruna
    2000 Gözlerinde Son Gece
    2000 İkinci Bahar
    2002 Tatlı Hayat
    2006 Cemile





    Aldığı Ödüller
    - 1964 I Antalya Film Festivali “Acı Hayat”la “en başarılı kadın oyuncu” (Altın Portakal)
    - 1968 5 Antalya Film Festivali: “Vesikalı Yarim”le “en başarılı kadın oyuncu” (Altın Portakal)
    - 1969 Ekspress Gazetesi: Halk oyu ile “yılın kadın artisti”
    - 1971 Ekspress Gazetesi: Halk oyu ile “yılın kadın artisti”
    - 1973 5 Adana Film Festivali: “Mahpus”la “en başarılı kadın oyuncu” (altın Koza)
    - Moskova Film Şenliği (Rusya): “Dönüş”le “özel ödül”
    - Ankara Gazeticiler Cemiyeti: “Yılın Artisti”
    - Kelebek Gazetesi: Halk oyu ile “yılın kadın sanatçısı”
    - Kıbrıs Gazeteciler Cemiyeti: “Yılın Sanatçısı”
    - Tercüman Gazetesi: Halk oyu ile “en iyi sanatçı”
    - İzmir Kadınlar Birliği: “Dönüş”le “en iyi kadın oyuncu”
    - 1978 Taşkent Film Şenliği: “Selvi Boylum Al Yazmalım”la Uluslarası Aytmatov Kulübü’nün geleneksel ödülü
    - 1987 27 Antalya Film Festivali: “Hayallerim, Aşkın ve Sen”deki yorumuyla “en iyi kadın oyuncu” (Altın Portkal)
    - 1990 2 İzmir Film Festiali: “Altın Artemis onur ödülü
    - 1992 8 Bastia Akdeniz Sinemaları Festiali “Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu”daki yorumuyla “en iyi kadın oyuncu”
    - 1994 6 Ankara Film Festivali: “Emek ödülü”
    - 31 Antalya Film Festivali: “Bir Aşk Uğruna”daki yorumuyla “en iyi kadın oyuncu” (Altın Portakal)
    - 1996 15 Uluslararası İstanbul Film Festivali: Sinema onur ödülü
    - Magazin Gazeticiler Derneği 4 Altın Objektif Ödülü, Onur Ödülü
    - 1999 Roma Film Festiali: Büyük Ödül
    - 2 Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali: Kadın yönetmen ödülü
    - 2000 Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi: Zirvedekiler 2000 ödülü
    - 31 Antalya Film Festivali: “Bir Aşk Uğruna”daki yorumuyla “en iyi kadın oyuncu” (Altın Portakal)
    - 2001 Sakıp Sabancı Türk Kalp Vakfı: “İkinci Bahar” dizisiyle “iyi kalp ödülü”
    - 2001 İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi-Tekofaks Panasonic: “İkinci Bahar” dizisindeki rolüyle “2000 yılının başarılı iletişimci ödülü
    - Akademi İstanbul: “Yılın en başarılı sanatçısı ödülü”
    Alıntı ile Cevapla
    Reklam
    Comment
    Bu sayfa için yapılan aramalar
    , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Biyografi Tools




    Aktifpaylaşım Sistem Saati GMT +3 Olarak Ayarlanmıştır. Şu Anki Saat: 08:46


    Gülücük

    "Taklitler asıllarını yüceltir."

     
    Valid XHTML 1.0 Transitional Powered by vBulletin, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
    SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Copyright ©2007 Aktifpaylaşım
    Biyografi powered by GARS 2.1.7 ©2005-2006 Style designer by Grafikeditör
    Sitemizdeki Materyallerin Kaynak Belirtilmeden Başka Sitelerde Yayınlanması Yasaktır.
    Sitemiz En İyi Internet Explorer 7, En Hızlı Mozilla Firefox +2.0 ve 1024x768 Ekran Çözünürlüğünden Görüntülenebilir.


    Sitemap - Reklam Ver - İletişim - Copyright - Site Haritası - Aktifpaylaşım - Top  
    Aktifpaylaşım, Resimleri, Msn Messenger, Msn İfadeleri, Şarkı Sözü - Yerli Biyografiler - RSS Feed Alexa Rank