Aktifpaylasim.Com Anasayfa Aktifpaylasim Community Aktifpaylasim.Com Arcade Film ArşiviDizi Film Aktifteam


Geri git   Aktifpaylaşım, Resimleri, Msn Messenger, Msn İfadeleri, Şarkı Sözü .::Her Telden::. .::Her Telden::. Biyografi Biyografi Yerli Biyografiler Yerli Biyografiler
Çocuk

Reşat Nuri Güntekin (Kimdir - Hayatı - Eserleri)

Yerli Biyografiler forumunda bulunan Reşat Nuri Güntekin (Kimdir - Hayatı - Eserleri) konusunu görüntülemektesiniz. Yaşamı Çağdaş Türk edebiyatının oluşumunun öncülerinden olan Reşat Nuri Güntekin, roman, öykü ve oyunlarında toplumun farklı kesimlerinin sorunlarını dile getirmiş; ...


 

Post New Biyografi  Comment
Gösterim: 4155 - Yorumlar: 11  
Biyografi Tools
Reşat Nuri Güntekin (Kimdir - Hayatı - Eserleri)
Reşat Nuri Güntekin (Kimdir - Hayatı - Eserleri)
Gönderen kaptanblack Admin
19-10-07
    Standart Reşat Nuri Güntekin (Kimdir - Hayatı - Eserleri)

    Yaşamı

    Çağdaş Türk edebiyatının oluşumunun öncülerinden olan Reşat Nuri Güntekin, roman, öykü ve oyunlarında toplumun farklı kesimlerinin sorunlarını dile getirmiş; yapıtlarıyla geniş kitlelere ulaşabilmiş biridir Yarattığı etkileyici duyarlık evreniyle; toplumun moral değerlerinin gelişmesinde, yetişmekte olan yeni kuşakların duygu ve düşünce dünyalarının zenginleşmesinde yönlendirici olmuştur
    Reşat Nuri, 25 Kasım 1889'da İstanbul'da doğdu Babası askeri doktor Nuri Bey'dir İlköğrenimini Çanakkale İptidai Mektebi'nde yaptı Çanakkale İdadisi'nde bir buçuk yıl okuduktan sonra, bir süre İzmir Frere' ler Okulu'na devam etti Buradan tasdikname ile ayrıldı, sınavla girdiği İstanbul Darülfünun (Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi'nde yükseköğrenimini tamamladı (1912) Bursa Sultanisi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı (1913) İstanbul Vefa ve Erenköy liselerindeki müdürlüğü sonrası (1916-1919); Kabataş, Galatasaray, İstanbul Erkek liseleriyle; Çamlıca ve Erenköy Kız liselerinde Türkçe, edebiyat, felsefe, eğitbilim, Fransızca dersleri okuttu (1919-1931) Milli Eğitim müfettişi oldu (1931-39) Bir dönem Çanakkale milletvekili seçildi (1939-43) Milli Eğitim başmüfettişliği (1947); Paris Kültür Ateşeliği ve öğrenci müfettişliği görevlerinde bulundu (1950) Ateşeliği sırasında, UNESCO'da Türkiye temsilciliği yaptı Emekli olduktan sonra (1954), İstanbul Şehir Tiyatroları’nda edebi kurul üyeliğine getirildi Kanser tedavisi için Londra'ya gitti 7 Aralık 1956'da burada öldü Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü

    Yazın yaşamı
    Edebiyata ilgisi çocuk yaşlarda başladı Bu ilginin ilk adımını babasının kütüphanesinde atar O, bunu, bir söyleşisinde şöyle dile getirir: "Bir asker doktoru olan, birkaç parça kap kacak ve bir iki yatak dengi ile, kedi yavrusunu taşır gibi, bizi vilayetten vilayete sürükleyen çok genç babamın nasıl bir kütüphanesi olabilirdi? Bu benim için bir muammadır Fakat vardı, Şehrin kitapçısı Köse Hoca denen bir adamcağızı günün birinde yakalayıp sürgüne gönderdikleri zaman da galiba Çanakkale'nin tek kütüphanesi kalmıştı Çünkü o zaman, kitabı olmak adet değildi Evlerin binde birinde babadan kalma bir Fuzuli divanına, yahut yaprakları kopmuş bir Mehcure'ye, bir Çinlinin Çindeki Mihnetleri gibi bir romana rastlanırsa ne mutlu!
    Babam için bana yine muamma kalmış bir ikinci şey de bu kütüphanenin pek rast gele bir kütüphane olmamasıydı"*
    Okuma çabası, onu, ileride yazmanın kıyısına getirir Yazın yaşamına girmesi Birinci Dünya Savaşı sonlarına rastlar İlk yazısını, uzun bir öykü olan "Eski Ahbap" Diken dergisinde yayınlandı (1917) Zaman Gazetesi'nde "Temaşa Haftaları" başlıklı tiyatro eleştirileri ve tanıtma yazıları yazdı (1918-19) Yine bu yıllarda Şair (1918-19), Nedim (1919), Büyük Mecmua (1919), İnci (1919) gibi dergilerde; Diken mizah dergisinde (1919) ve Dersaadet gazetesinde (1920) kendi adıyla ve Hayrettin Rüştü, Mehmet Ferit gibi takma adlarla öyküler, piyesler yayınladı Bu yazılarıyla tanındı İlk romanı "Harabelerin Çiçeği, Cemil Nimet takma adıyla Zaman gazetesinde tefrika edildi (1918) İlk oyunu Hakiki Kahraman, Hayrettin Rüştü takma adıyla yayımlandı (1919) Gizli El romanı, Dersaadet gazetesinde kendi adıyla tefrika edildi (1920) Yine bu yıllarda yazdığı Hançer (1920), Eski Rüya (1921), taş parçası (1923) oyunları Darülbedayi' de (İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda) oynandı
    İstanbul Kızı adlı dört perdelik oyununu Çalıkuşu adıyla romana çevirdi Kurtuluş Savaşı sonlarında, Vakit gazetesinde tefrika edilen (1922) bu romanı, ona asıl ününü sağladı Geniş bir okur kitlesi karşısında ilgi buldu
    Mizah ve magazin dergilerindeki yazılarında "Yıldızböceği", "Ateşböceği", Ağustos Böceği gibi takma adlar kullandı Cumhuriyet' in kuruluş yıllarında Mahmut Yesari ile birlikte Kelebek adlı bir mizah dergisi çıkardı (1923-24) Milli Eğitim başmüfettişliğine atandığı yıl ise Memleket gazetesini çıkardı (1947) Roman, öykü, tiyatro, eleştiri ve gezi yazılarının yanı sıra çeviriler yaptı Yapıtlarının bir kısmı Rusça, Bulgarca, Kazakça, Litvanca, Azerice, Özbekçe, Estonca, Gürcüce, Letonca, Tacikçe gibi yabancı dillere çevrildi
    Reklam
      #1  
    Sayın kaptanblack Admin on 19-10-07, 19:01
    Standart Romancılığının özellikleri

    Romancılığının özellikleri

    Reşat Nuri, Milli Edebiyat akımıyla başlayan, halka ve onun gerçeklerine yönelişin Anadolu'ya uzanan ilk başarılı temsilcisi sayılır Roman türündeki ilk yapıtlarını "Mütareke" devrinde verdi (1919-1922) Gözlemci gerçekçi tavrı, sevecen bakış açısı, yöneldiği sorunları yansıtmada etkili bir duyarlık evreni oluşturdu Onun bu özelliği, bireyselle toplumsalı iç içe işlediği yapıtlarının en belirgin öğesi sayıldı
    İlk romanı Harabelerin Çiçeği, zaman gazetesinde tefrika edildi (1918) Bunu Dersaadet'te Gizli El izledi (1920) Bu iki çalışmasından sonra, bir oyunundan romana dönüştürdüğü Çalıkuşu ona büyük ün sağladı Kurtuluş Savaşı yıllarında, geniş bir kesim tarafından ilgiyle karşılandı Aşk kırgını Feride' nin, bir kaçış içinde Anadolu'ya öğretmenliğe gitmesi ve kendini, geri kalmış Anadolu'nun yoksul yörelerinde, bu göreve adaması romanın başlıca temasını oluşturur Roman, Feride ile sevgilisi kamuran'ın duygusal ilişkisinin mutlu birliğiyle sonlanır Reşat Nuri, Kurtuluş Savaşı Anadolusunun değişik yörelerini (Bursa, Çanakkale, İzmir, Kuşadası), "insanları" ve "gelenekleriyle" ele alarak "okuyucuya yeni bir ufuk" açmıştır Nabizade Nazım'ın Karabibik'i (1890) ve Ebubekir Hazım Tepeyran'ın Küçük Paşa'sıyla (1910) ilk kez İstanbul dışına açılan Türk edebiyatının, cumhuriyet dönemine geçiş evresindeki önemli bir ilk adımıdır Çalıkuşu Reşat Nuri'nin, Anadolu insanının bir takım toplumsal gerçeklerini yansıtmadaki yöneliminin ilk örneğidir hem Bu, romancılığının daha sonraki çizgisinin de ilk nüvesini oluşturur Romanın diğer bir özelliği de, Türk edebiyatında gerçekçi yönelimin yol açıcılığını yapmasıdırRomanın duygusal örgüsü içinde dönemin bir takım toplumsal sorunlarına değinilmesi ve Feride'nin kişiliğinde idealist bir tipin çizilmesi "halkı etkilemiş, ülkücü bir kuşağın yetişmesine kılavuzluk etmiştir" Reşat Nuri, bu romanıyla, Türk edebiyatında, Ahmet Mithat'tan sonra, geniş bir okur kitlesinin kazanılmasında etkili olmuştur
    Romancılığının bu ilk dönemi kapsamına giren Dudaktan Kalbe (1923), Akşam Güneşi (1926) ve Bir Kadın Düşmanı (1927) yapıtlarında; bireylerin duygusal ilişkilerinin mutsuzlukla sonlanan serüvenlerini, toplumsal bir konum içindeki sorunlarla yansıtıldığı görülür
    Anadolu insanının yoksulluğu, bilgisizliği, güç yaşam koşullarındaki bağlanışlarının yanı sıra batılılaşma özentisi içindeki insanlarının gerçekliği, yiten değer yargılar ve kuşaklar arası çatışmaRomancılığının ikinci evresinde, toplumsal sorunları ele alan yapıtlarının başlıca temalarını oluşturur Bu yöneliminin ilk romanı Yeşil Gece (1928), 1908-1923 yılları arasında, Anadolu'daki medrese öğreniminin önemi ve -Şahin Efendi' nin kişiliğinde- yenilik yanlılarıyla, batılılaşma karşısındaki softalar arasındaki savaşım anlatılır İstanbul'da Somuncuoğlu Medresesi'ndeki dört yıllık eğitimi sonrası, inançlarını yitirerek ayrılan Şahin, Öğretmen Okulu'na girer Öğretmen çıkınca da, kendi isteğiyle Sarıova'ya gider 31 Mart Olayı (13 Nisan 1909) ardına İstanbul dışında boy gösteren softalarını etkili olduğu bu kasabada onlarla olan mücadelesi romanın başlıca temasını oluşturur Reşat Nuri, bir yandan gericiliğin boy verdiği, etkili olduğu toplumsal ortamı; diğer yandan da yeniyi, gelişmekte olanı belirli bir tez çerçevesinde yansıtır
    Ahlak kurallarına bağlılığı yüzünden işinden olan Ali Rıza bey'in, ailesinin "modern yaşama" istemleriyle çatışan değer yargıların yıkılışı; bu yitenler ve değişenlerle birlikte, ekonomik yoksunluklar içinde çözülüp yıkılan bir aileYaprak Dökümü'nün trajik yapısını oluşturur Reşat Nuri, iki kuşak arasındaki çatışmayla birlikte, değişen koşullarla yiten ve varolan gerçekliklerin eski yaşam biçimleriyle yeni yaşantılarda yer edişini yansıtmaktadır
    Cumhuriyet' in kuruluşuyla gelen yenileşme hareketlerinin belirli yaşam kesitlerindeki yansısını, geçiş dönemi insanlarının yaşantılarından kesitlerle sunduğu Eski Hastalık (1935) Cumhuriyet 'in ilk yıllarının gerçekliğini yansıtması bakımından önem kazanır
    Tarihsel ve toplumsal yanı ağır basan Miskinler Tekesi (1946), onun yazınsal gerçekçiliğinin en başarılı örneği olarak nitelendirilmektedir Konusunun özgünlüğü, anlatımındaki yetkinlik ve getirdiği toplumsal eleştirel öz romanın önemli özelliklerini oluşturur Romanın örgüsündeki sevecen bakışın "insanlardaki değişim gücüne inanışı" romanı başarılı kılan bir başka özellik olarak belirir
    Romanlarının diğer bir bölümünün başlıca konusu ise sınıflar arası karşıtlıklar ( Kızılcık Dalları, son Sığınak) Meşrutiyet Öncesi istibdat yılları (Gökyüzü, Damga, Ateş Gecesi, Harabelerin Çiçeği); duygusal ilişkiler (Dudaktan Kalbe, Akşam Güneşi); mutsuz evlilikler (Eski Hastalık, Acımak) oluşturur Reşat Nuri, romanlarında kişilerin duygusal ilişkileriyle döneminin toplumsal sorunlarını bir arada yansıtır Romancılığının ikinci evresinde toplumsal özün öne geçtiği, bir "amaç durumuna geldiği" görülür Anadolu'nun gere kalmışlığı karşısında yüksünmeden çalışan, ülkenin yenileşme hareketine katılarak güçlükler ve engellerle mücadele eden değişik çevre ve mesleklerden 'ideal' kişiler (öğretmen, doktor, mühendis, memur) romanlarının başlıca 'tip'leridir Çalıkuşu'nda Feride ile çizilen kadın tipi, o güne kadar Türk romanında işlene gelen tiplemeyi aşarak daha canlı, daha mücadeleci bir tip olarak belirir Bu aydın kişiliklerin yanı sıra toplumun diğer kesimlerinden (işçi, köylü, kentli, esnaf, asker, yönetici) insanlar romanlarının anlatılan "çevre ve tarih koşulları içinde" yaşayan başlıca tip ve karakterlerini oluştururlar Tek boyutludur kişileri, iyi-kötü ikilemleriyle geliştirir kişilikleri
    Alıntı ile Cevapla
    Reklam
      #2  
    Sayın kaptanblack Admin on 19-10-07, 19:02
    Standart Sanatı

    Sanatı

    Günlük konuşma dilini başarılı ve etkili kullanmasıyla bu kişilikleri canlı kılabilmektedir Yoğunca kullandığı diyaloglarla sağlam bir anlatım birliği kurar Olay çoğunlukla kahramanın ağzından ve geriye dönüşlerle verilir (Gizli El, Kavak Yelleri, Damga, Ateş Gecesi, Kan Davası, Akşam Güneşi, Harabelerin Çiçeği, Gökyüzü) Bu anlatın biçemi, ona göre, bir yazar için gerekli ve zorunludur: "Ben, kahramanlarımdan birini alıp onun ağzından anlatmayı daha kolay bulurum Hem bu suretle vakalar dağılmaz Vakayı anlatan kahraman vahdeti muhafaza eder Sonra, bunun bir iyiliği daha vardır, romana mesuliyetin mühim bir kısmını üstünden silkip atmış olur Ekseriya bir romancının yaptığı bir tasvir okuyucuya soğuk gelebilir, çok defa okuyucular, romancının bir adamı anlatışını beğenmeyebilir İşte roman kahramanının ağzından anlatırsanız mesuliyetin bir kısmı sizden ziyade kahramanın görüşüdür"
    Bazı romanlarında ise, (Değirmen, Yaprak Dökümü, Bir Kadın Düşmanı, Son Sığınak) "vaka bir olayla başlayıp ileriye doğru" gelişir Çalıkuşu ve Acımak günlük; Bir Kadın Düşmanı mektup biçeminde yazılmıştır
    Birol Emil, onun romancılığını değerlendirirken, çok okunan yanına değinerek, bunun nedenini şöyle açımlar: "Küçük dereceli memurdan devlet ve hükümet başkanına, lise öğrencisi -hatta o devirde ilkokul mezunu ve ilkokul öğretmeninden üniversite profesörüne kadar Türkiye'de okuma-yazma bilen farklı sosyal gurupların ve kültür tabakalarının roman okuyucusu sıfatıyla üzerinde birleştikleri tek romancımız Reşat Nuri Güntekin dir Bu mesut birleşmenin Türk kültür tarihi ve Türk roman sosyolojisi bakımından derin bir manası vardır Bu mana asırlık bir kültür ve cemiyet meselesinin çözümü demektir Yüz elli yıldır batılılaştıkça bir kültür yabancılaşmasına uğrayan Türk aydını karşısında Türk halkının kapıldığı çekingenlik ve içe kapanma bugün de ortadan kalkmış değildir Ancak büyük fikir ve edebiyat adamları bu ikiliğe son verebilirdi Reşat Nuri kendi sahasında buna muvaffak olabilen tek Türk romancısıdır"**
    Alıntı ile Cevapla
      #3  
    Sayın kaptanblack Admin on 19-10-07, 19:02
    Standart Kolera - Taş Dibe Düşmez 2oo8[ Single ]

    Öykücülüğü

    Reşat Nuri, ilk öykü kitabını romanlarından önce yayımlar Verimli olduğu romancılığının ve tiyatro yazarlığının yanında, öykücülüğünü etkili ve sürekli kılmaz Ömer Seyfettin'le yeni bir kişilik kazanan Türk öykücülüğünün Refik Halit Karay'la Anadolu'ya açılan yönelimin süreğinde ürünler verir Yer yer Anadolu insanının sorunlarına değinmekle birlikte, öykülerinin başlıca temasının evlilik ve sorunları, sevi oluşturdu Bunların yanında değindiği diğer toplumsal konular; Cumhuriyet' in kuruluş yılları insanının yeni yaşam biçimleri karşısındaki çatışkıları, gençlerin sorunları, kötü yola düşen kadınlar, 'küçük insanların dünyası ve çalışma koşulları, taşra yaşamından görünümler, gözlemlersayılabilir
    Romanlarında olduğu gibi, sağlam bir diyalog kurgusu öyküsünün belirgin yanıdır Biçimsel bir kaygıdan ise, konu birliğini önceler Eleştirel bir yaklaşımla yazdığı bir takım kısa öykülerinde mizah öğesi ağır basar
    Alıntı ile Cevapla
      #4  
    Sayın kaptanblack Admin on 19-10-07, 19:03
    Standart Oyun yazarlığı

    Oyun yazarlığı

    Tiyatro alanındaki çalışmalarına Meşrutiyet döneminde Zaman Gazetesi'nde tiyatro eleştirileri yazarak başladı (1918-19) Daha sonra, yazdığı oyunlarının birkaçı (Hançer, Eski Rüya, Taş Parçası) Dörülbedayi'de oynandı Çeşitli uyarlamalar yaptı Gönül adlı bir komedisi, bir oyun yarışmasında birincilik aldı İlk oyunlarındaki hümanist tavrı, ülkedeki yeni toplumsal yapının getirdiği sorunlara yönelişte eleştirel bir gözlemciliğe dönüştü Bu değişimi yansıtırken, gelişen yeni yapının ilerici atılımlarının sonuçsuz kalışıyla beliren çatışmaların, çelişkilerin toplumun değişik kesimlerindeki yansıları, sorunsallığı oyunlarının başlıca konusunu oluşturdu
    Oyunlarında da, toplumsalla bireyseli bir arada işlerken, yer yer gülmece öğelerinden yararlanır Konularının seçiminde halka yönelik bir anlayışla, yalın anlaşılır bir dil kullanır Konu ve dil yönünden, toplumun her kesiminden insanın anlayabileceği bir bütünlük içinde kurmuştur oyunlarını Değişik yaşam kesitlerinden sorunlar getirirken, ustaca bir gözlemle bu kesim insanlarından başarılı tipler ve karakterler çizer
    Anadolu Notları adıyla topladığı gezi yazıları roman, öykü ve oyunlarına kaynaklık edebilecek gözlem yoğunluğuyla yüklüdür Görevli olarak gezindiği Anadolu'da, Anadolu insanını ve sorunlarını, geleneksel yaşam özelliklerini, gezilen yerlerin yapısal görünümlerini yerinde gözlemle verir Bu yazılarında, izlenimlerinin bir öykü duyarlığında işlemiştir
    Reşat Nuri, yazma uğraşısından söz ederken, nasıl yazdığını şöyle dile getirir: "Not almak, masa başında plan yapmak adetim değildir Çok eskilerden beri zaman zaman zihnimde, adeta kendiliklerinden, çok iptidai bazı hikaye kanavaları çizilmiştir İleride tekrar ele almak düşüncesiyle bir köşeye atarım Evlerin hırdavat dolaplarındaki kırık çocuk oyuncakları gibi karmakarışık birikirler Ara sıra bunlardan biriyle bir parça oynayıp tekrar yerine atarım Bunları ressamların üçer beşer çizgilik ilk eskizlerine benzetmek de mümkündür Şu fark ile ki onlar dolaptan yine eski halleriyle çıkarlar Benim oyuncakların bir kısmı büsbütün kaybolmuşlar yahut çürüyüp dağılmışlardır Fakat bazılarını da haberim olmadan şaşılacak derecede işlenmiş ve daha garip bugünkü aktüel duygular ve görüşlerimin tonunu tutacak derecede değişik tazelemiş bulurum Böylece en yeni romanlarımın bazen yirmişer otuzar senelik, hatta belki daha fazla birer geçmişleri olduğunu söylersem yalan olmaz"***
    Alıntı ile Cevapla
      #5  
    Sayın kaptanblack Admin on 19-10-07, 19:03
    Standart Reşat Nuri Güntekin'in yazdıkları

    REŞAT NURİ GÜNTEKİN’İN YAZDIKLARI


    I ROMANLARI


    Çalıkuşu; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1338 (1922) - 1977
    Gizli El; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1924 -1976
    Damga; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1924 -1977
    Dudaktan Kalbe; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1925 -1975
    Akşam Güneşi; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1926 -1976
    Bir Kadın Düşmanı; Yeni Matbaa, İstanbul, 1927-1976
    Yeşil Gece; Suhulet Kütüphanesi, İstanbul, 1928 -1976
    Yaprak Dökümü; İstanbul, 1930 -1977
    Kızılcık Dalları; Muallim Ahmet Halit Kütüphanesi, 1932 -1976
    Gökyüzü; Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, 1935 -1976
    Eski Hastalık; Kanaat Kitabevi, İstanbul, 1938 -1976
    Ateş Gecesi; Semih Lütfi Kitabevi, İstanbul, 1942 -1975
    Değirmen; Semih Lütfi Kitabevi, İstanbul, 1944 -1977
    Miskinler Tekkesi; İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1961-1976
    Harabelerin Çiçeği; Hadise Yayınevi, İstanbul, 1953 -1976
    Kavak Yelleri; İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1961 -1976
    Son Sığınak; İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1961 -1976
    Kan Davası; İnkılap Kitabevi, İstanbul, 1962 -1972
    Ripka İfşa Ediyor; 1949 yılında Ulus gazetesinde tefrika edilmiştir
    Alıntı ile Cevapla
      #6  
    Sayın kaptanblack Admin on 19-10-07, 19:04
    Standart Reşat Nuri Güntekin'in yazdıkları

    II ÖYKÜLERİ

    Recm Gençlik ve Güzellik; Türk Dünyası Matbaası, İstanbul, 1335 (1919)
    Roçild Bey; Matbaa-i Ahmet İhsan ve Şürekâsı, İstanbul, 1335 (1919)
    Eski Ahbap; Ahmed İhsan Matbaacılık Osmanlı Şirketi, İstanbul, (tarihi yok)
    Tanrı Misafiri; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1927 -1977
    Sönmüş Yıldızlar; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1928 -1977
    Leylâ ile Mecnun; Suhulet Kütüphanesi, İstanbul, 1928 -1976
    Olağan İşler; Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, İstanbul, 1930 -1975
    Alıntı ile Cevapla
      #7  
    Sayın kaptanblack Admin on 19-10-07, 19:07
    Standart Cevap: Reşat Nuri Güntekin (Kimdir - Hayatı - Eserleri)

    III OYUNLARI


    BASILMIŞ OYUNLARI


    Hançer; Diken-İnci Neşriyatı Matbaası, İstanbul, 1336 (1920)
    Eski Rüya; Hüsn-i Tabiat Matbaası, İstanbul, 1338 (1922)
    Ümidin Güneşi; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1924
    Gazeteci Düşmanı, Şemsiye Hırsızı, İhtiyar Serseri (Üç oyun); İstanbul, 1925
    Taş Parçası; İkbal Kütüphanesi, İstanbul, 1926
    Bir Köy Hocası; Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, İstanbul, 1928
    Babür Şah’ın Seccadesi; Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, İstanbul, 1931
    Bir Kır Eğlencesi; Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, İstanbul, 1931
    Ümit Mektebinde; Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, İstanbul, 1931
    Felaket Karşısında Gözdağı, Eski Borç (Üç oyun); Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi, İstanbul, 1931
    İstiklâl; Hâkimiyet-i Milliye Matbaası, Ankara, 1933
    Vergi Hırsızı; Devlet Matbaası, İstanbul, 1933
    Hülleci; Devlet Basımevi, İstanbul, 1933
    Bir Yağmur Gecesi; Ulusal Matbaa, Ankara, 1943
    Yaprak Dökümü; MEB, İstanbul, 1971
    Eski Şarkı; MEB, İstanbul, 1971
    Balıkesir Muhasebecisi; MEB, İstanbul, 1971-1977
    Tanrıdağı Ziyafeti; MEB, İstanbul, 1971-1977

    BASILMAMIŞ OYUNLARI


    Gönül ve İnhidam, 1916
    Yol Geçen Hanı, 1944
    Ağlayan Kız, 1947
    Bu Gece Başka Gece, 1956
    Daktilo Makinesi, (Radyofonik Oyun)
    Alıntı ile Cevapla
      #8  
    Sayın kaptanblack Admin on 19-10-07, 19:07
    Standart Sagopa Kajmer Feat KoLera Şahit Varsa Konuşsun ikimizi

    IV GEZİ NOTLARI


    Anadolu Notları, C I-II, Kanaat Kitabevi, İstanbul, 1936-1978
    Alıntı ile Cevapla
      #9  
    Sayın kaptanblack Admin on 19-10-07, 19:08
    Standart Cevap: Reşat Nuri Güntekin (Kimdir - Hayatı - Eserleri)

    V ÇEŞİTLİ KİTAPLARI


    Dil ve Edebiyat; Başvekâlet Müdevvenât Matbaası, Ankara (Tarihsiz)
    Fransızca-Türkçe Resm’i Büyük Dil Kılavuzu (İsmail Hâmi Dânişmend, Ali Süha Delibaşı, Nurullah Ataç ile birlikte), Kanaat Kitabevi, İstanbul, 1935
    Türk Kıraatı (Refet Avni ile birlikte ortaokullar için) İstanbul, 1930
    Alıntı ile Cevapla
    Comment
    Bu sayfa için yapılan aramalar
    , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Biyografi Tools




    Aktifpaylaşım Sistem Saati GMT +3 Olarak Ayarlanmıştır. Şu Anki Saat: 23:36


    Gülücük

    "Taklitler asıllarını yüceltir."

     
    Valid XHTML 1.0 Transitional Powered by vBulletin, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
    SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Copyright ©2007 Aktifpaylaşım
    Biyografi powered by GARS 2.1.7 ©2005-2006 Style designer by Grafikeditör
    Sitemizdeki Materyallerin Kaynak Belirtilmeden Başka Sitelerde Yayınlanması Yasaktır.
    Sitemiz En İyi Internet Explorer 7, En Hızlı Mozilla Firefox +2.0 ve 1024x768 Ekran Çözünürlüğünden Görüntülenebilir.


    Sitemap - Reklam Ver - İletişim - Copyright - Site Haritası - Aktifpaylaşım - Top  
    Aktifpaylaşım, Resimleri, Msn Messenger, Msn İfadeleri, Şarkı Sözü - Yerli Biyografiler - RSS Feed Alexa Rank